Kayıtlar

Evlenirseniz Düğün Yapar mısınız?

 Valla dürüst olmam gerekirse, başlarda "ne gerek var o kadar tantanaya, sade bir nikah yapar geçeriz" diyordum ama iş ciddiye binince insan o anı sevdikleriyle paylaşmak istiyormuş, onu anladım. Yani kısacası, evet, ben düğün yaptım! İyi ki de yapmışım diyorum çünkü hayat boyu anlatacağımız çok güzel anılar birikti. Tabii bu işin bir de madalyonun öteki yüzü, yani masraflar kısmı var. Düğün süreci dışarıdan bakınca sadece eğlence gibi görünüyor ama içine girince kalem kalem hesap yapmak zorunda kalıyorsunuz. Bizim en büyük kalemimiz tabii ki düğün mekanıydı. Hayalimdeki o şık ve nezih ortamı yakalamak için çok araştırdık ve sonunda İzmir'in en güzel düğün salonlarından birinde karar kıldık. Atmosfer o kadar güzeldi ki, harcadığımız her kuruşa değdi diyebilirim. Bunun dışında; Gelinlik ve Damatlık: Hiç bitmeyen tadilatlar ve aksesuar seçimi derken ciddi bir bütçe ayırmak gerekiyor. Fotoğraf ve Video: O günü ölümsüzleştirmek için iyi bir ekiple çalışmak şart. Ulaşım: ...

İzmir Havalimanı Didim VIP Transfer Deneyimim

 Selamlar! Geçen hafta sonu kaçamağı için İzmir üzerinden Didim’e geçtim ve hâlâ o yolculuğun keyfi üzerimde. Normalde havalimanına indiğimde "Acaba hangi otobüse binsem, valizlerle nasıl uğraşsam?" stresi sarardı beni ama bu sefer bir değişiklik yapıp kendime bir güzellik yaptım. Uçaktan iner inmez, kapıda ismimle karşılanmak meğer ne büyük lüksmüş! Şoför arkadaş o kadar güler yüzlü ve beyefendiydi ki, daha yola çıkmadan "Tamam," dedim, "bu tatil güzel geçecek." Araç desen zaten bildiğin VIP konforu; geniş, tertemiz ve klimalı... Dışarıdaki o İzmir sıcağını hiç hissetmedim bile. Yol boyunca kahvemi yudumlayıp camdan manzarayı izlerken vaktin nasıl geçtiğini anlamadım. Ne bir trafik stresi ne de yer bulma derdi... Didim’deki otelimin kapısına kadar o kadar rahat ve güvenli bir şekilde bırakıldım ki, kendimi gerçekten özel hissettim. Eğer siz de benim gibi "Tatildeyken yol yorgunluğu çekmek istemiyorum, konforumdan ödün vermem" diyorsanız, kesinli...

Galata Kulesi

İstanbul’un en ikonik simgelerinden biri olan Galata Kulesi, Cenevizliler tarafından 1348 yılında "Christea Turris" (İsa Kulesi) adıyla inşa edilmiş, şehrin silüetini asırlardır süsleyen muazzam bir kuledir. Bizans’tan Osmanlı’ya, yangın gözetleme kulesinden rasathaneye kadar pek çok farklı amaçla kullanılan bu yapı, günümüzde ziyaretçilerine İstanbul’u 360 derece panoramik bir açıyla izleme imkanı sunan bir turizm merkezidir. Hezarfen Ahmed Çelebi’nin kanat takarak Üsküdar’a doğru gerçekleştirdiği efsanevi uçuşun başlangıç noktası olması, kulenin tarihsel cazibesini daha da unutulmaz kılmaktadır. Galata’nın dar ve hareketli sokaklarından yükselen kule, sadece mimari bir başarı değil, aynı zamanda şehrin binlerce yıllık hikayesini tepeden izleyen sessiz bir tanıktır. Alt katlarındaki modern müze sergileriyle tarihsel bir yolculuk sunan Galata Kulesi, gün batımında Boğaz, Haliç ve Tarihi Yarımada'yı kucaklayan o eşsiz manzarasıyla İstanbul’un en romantik ve en çok fotoğraf...

Galata Kulesi

  İstanbul’un en ikonik simgelerinden biri olan Galata Kulesi, Cenevizliler tarafından 1348 yılında "Christea Turris" (İsa Kulesi) adıyla inşa edilmiş, şehrin silüetini asırlardır süsleyen muazzam bir kuledir. Bizans’tan Osmanlı’ya, yangın gözetleme kulesinden rasathaneye kadar pek çok farklı amaçla kullanılan bu yapı, günümüzde ziyaretçilerine İstanbul’u 360 derece panoramik bir açıyla izleme imkanı sunan bir turizm merkezidir. Hezarfen Ahmed Çelebi’nin kanat takarak Üsküdar’a doğru gerçekleştirdiği efsanevi uçuşun başlangıç noktası olması, kulenin tarihsel cazibesini daha da unutulmaz kılmaktadır. Galata’nın dar ve hareketli sokaklarından yükselen kule, sadece mimari bir başarı değil, aynı zamanda şehrin binlerce yıllık hikayesini tepeden izleyen sessiz bir tanıktır. Alt katlarındaki modern müze sergileriyle tarihsel bir yolculuk sunan Galata Kulesi, gün batımında Boğaz, Haliç ve Tarihi Yarımada'yı kucaklayan o eşsiz manzarasıyla İstanbul’un en romantik ve en çok fotoğr...

Fener Rum Patrikhanesi,

  Haliç’in kıyısında, asırlardır Ortodoks dünyasının ruhani merkezi olma görevini sürdüren Fener Rum Patrikhanesi , İstanbul’un çok dinli ve çok kültürlü mirasının en önemli sütunlarından biridir. Bizans’tan günümüze uzanan derin bir tarihe sahip olan bu manevi mekan, içerisinde yer alan Aya Yorgi Kilisesi’nin büyüleyici altın varaklı ikonostasisi, nadide mozaikleri ve kutsal emanetleriyle ziyaretçilerini ruhani bir yolculuğa çıkarır. Mütevazı dış mimarisinin aksine içerisindeki görkemli sanat eserleri ve mistik atmosferiyle Patrikhane, hem tarih meraklıları hem de inanç turizmi için vazgeçilmez bir duraktır. Fener’in dar ve yokuşlu sokakları arasında bir vaha gibi yükselen Patrikhane, çevresindeki Balat’ın renkli evleri ve tarihi dokusuyla birleşerek İstanbul’un kadim ruhunu en saf haliyle hissettirir. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan bu anıtsal yapı, şehrin hoşgörü ikliminin ve yüzyıllara meydan okuyan kültürel sürekliliğinin en zarif temsilcisidir. Devamını ok...

Tarihin Derinliklerinde Bir Mühendislik Harikası: Binbirdirek Sarnıcı

  İstanbul’un en eski ve en görkemli su yapılarından biri olan Binbirdirek Sarnıcı, 4. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Konstantin döneminde inşa edilmiş olan, şehrin ikinci büyük sarnıcıdır. Tarihi kaynaklarda "Philoxenos Sarnıcı" olarak da bilinen bu devasa yapı, her biri üst üste bindirilmiş iki gövdeden oluşan 224 adet sütunuyla mimari bir deha örneği sergiler. Yerebatan Sarnıcı'nın aksine uzun yıllar önce kurutulmuş olan yapıda, sütun gövdelerindeki taşçı işaretlerini yakından incelemek mümkündür; bu işaretler Bizans dönemindeki usta işçiliğin ve sistemli üretimin sessiz imzalarıdır. Günümüzde büyüleyici akustiği ve loş atmosferiyle kültürel etkinliklere, sergilere ve özel organizasyonlara ev sahipliği yapan Binbirdirek Sarnıcı, ziyaretçilerini yerin metrelerce altında 1700 yıllık mistik bir yolculuğa davet eder. Taban seviyesinin yükselmiş olmasına rağmen halen koruduğu devasa yüksekliğiyle, İstanbul'un antik mühendislik harikalarından biri olarak hayranlık uyandır...

Aya İrini

  İstanbul’un en eski ve en görkemli yapılarından biri olan Aya İrini , Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda (Alay Meydanı) tüm vakarıyla yükselen, ismi "Kutsal Barış" anlamına gelen büyüleyici bir mabettir. 4. yüzyılda inşa edilen ve Ayasofya tamamlanana kadar Bizans İmparatorluğu’nun patriklik merkezi olarak hizmet veren bu yapı, İstanbul’un fethinden sonra camiye çevrilmeyen en büyük kilise olmasıyla eşsiz bir konuma sahiptir. Osmanlı döneminde cephanelik ve sonrasında askeri müze olarak kullanılması sayesinde orijinal mimari dokusunu ve ikonoklastik dönemden kalma o nadir, sade apsis haçını günümüze kadar ulaştırmayı başarmıştır. Günümüzde dünyanın en iyi doğal akustiğine sahip mekanlarından biri olarak kabul edilen Aya İrini, muazzam kubbe yapısı ve tarih kokan sütunları arasında düzenlenen prestijli konserler ve sanat etkinlikleriyle ziyaretçilerini büyülemeye devam etmektedir. Hem Bizans’ın ruhunu hem de Osmanlı’nın müzecilik mirasını aynı anda soluyabileceğiniz bu anı...